19.
yüzyıl Osmanlı sivil mimarlığının anıtsal yapısı olan ve 1856 yılında
kullanıma açılan Dolmabahçe Sarayı, bir Tanzimat sarayı olarak Osmanlı saray
mimarlığının geleneksel kurgusunun ana hatlarını taşımaktadır. Dönem dönem
eklenen yapılarla büyüyüp gelişen bir saray mimarlığı yerine, bir bütün olarak
planlanıp yapılan Dolmabahçe Sarayı'nda, mimariden içindeki objelere kadar her
türlü öğe, özel bir tasarımın ürünüdür. Dolmabahçe Sarayı, imparatorluğun
yönetim merkezi olarak yönetimsel tüm birimleri içerdiği gibi, sultanın resmi ya da
günlük yaşantısını sürdürebilmesi için bünyesinde oldukça kalabalık bir
hizmetli grubunu da barındırıyordu.
Topkapı Sarayı'ndan sonra Osmanlı
İmparatorluğu'nun bu en büyük yönetim merkezinde, çalışanların besin gereksinimi
karşılamak amacıyla sarayın Beşiktaş yönünde özgün adıyla Matbah-ı Amire
olarak anılan bir de mutfak yapılmıştır. Arşiv belgeleri, bu mutfaklarda hazırlanan
yemeklerden yalnız saray görevlilerin değil, Beşiktaş , Ortaköy ve Yıldız gibi
saray çevresindeki semtlerde yaşayan halkın da faylandığını göstermektedir.
Osmanlı saray mutfağı geleneğinin Topkapı Sarayı'ndan sonra günümüze gelebilen bu
son örneği, Dolmabahçe Sarayı'nın tüm birimleriyle işlediği Sultan Abdülaziz
döneminde, günde yaklaşık 5000 saray çalışanı ve çevre halkına hizmet veriyordu.
Avluya bakan yuvarlak kemerli pencereleri ve
kapılarıyla Matba-ı Amire tıpkı Topkapı Sarayı mutfaklarındaki gibi bir sistem ve
mimarlık biçimine sahiptir. Toplam onbir ocak ve üzerlerinde yer alan kubbeleri, her
kubbede birer buhar ve duman bacası, duvar çeşmeleri, su kuyuları ve birbirinden
farklı yer döşemeleri bulunan bu yapı, Batılı biçimde yapılan Dolmabahçe
Saray'nda geleneğin devam ettiği ilginç servis yapılarından biri olarak korumaya
alınmıştır.
Dolmabahçe Sarayı özgün yapılarını
bütünleştirme çalışması içinde yer alan ve bu proje çerçevesinde saray
bütününe katılan Matbah-ı Amire'nin kültür merkezi olarak projelendirme
çalışmaları 1996 yılında tamamlanmıştır. Yapıya yeni işlev kazandırma
aşamasında I. kısım olarak tanımlanan, ocakların bulunduğu ana mutfak hacminin
restorasyonu ile, deniz yönündeki diğer mutfak yapısının onarım çalışmaları
sonuçlandırılmış, yapının 2421 metrekarelik alanı Dolmabahçe Kültür Merkezi
adıyla, kültürel etkinlikler için başvuran çeşitli kurumların kullanımına
açılmıştır.