| MEDHAL SALON (Giriş salonu) |
Sarayin ana giris salonudur, Osmanli döneminde padisahla görüsmeye gelen yerli ve yabanci devlet erkaninin girislerinde kullanilan salon günümüzde Selamlik turunun ilk mekani olarak gezilmektedir. Padisahin saraydan Cuma selamligi, bayram alayi, kadir alayi vb resmi çikislari için de kullandigi. Mabeyn-i Hümayunun ana girisi olan bu salonun her iki tarafinda, sadrazam ve diger nazirlar ile diger üst düzey devlet adamlarinin Saraya geldiklerinde kullandiklari odalar bulunmaktadir. Salonun geometrik panolara ayrilmis tavanlari varak ve kalem isleriyle süslenmistir. Duvarlar, kolonlarla bütünlesen açik ve net çizgileri olan plastir ve kornis ögeleriyle islenmistir. Salonda bütün kolon ve plastirlar yivli gövdeli ve iyon basliklidir. Porselen plakalarla kapli olan söminelerin kemerli alinliklari kesme kristalden yapilmistir. Bu panolar, altin varakli ahsap çerçeveler içine alinmislardir. Ingiliz oyma ustasi Rogers’in eseri olan çerçevelerin üzerini çelenkler, bereket boynuzlari ya da vazolar taçlandirmaktadir. Söminelerin üzerinde çiçekli samdan görünümünde Sultan Abdülmecid tugrali Sevr vazolari, bunlarin aralarinda Çin-Kanton kaseleri bulunur. Salonda iki yanda Yildiz Porselen Fabrikasi ürünü iki büyük vazo bulunmaktadir. Salondaki büyük avize, Ingiliz yapimidir. Bunun yaninda, ayni mekandaki diger iki küçük avize ise Fransiz Baccara kristalindendir. Ayakli samdanlar ise yine Baccara mamulündendir. Salon, karsilikli simetrik olarak yerlestirilmis neo-barok pelesenk koltuk takimlari ile süslenmistir. Iki yanda bulunan tablalari boulle tekniginde Sultan Abdülmecid tugrali masa eklektik üslup özellikleri gösterir. Salonun kristal merdivenlere açilan kapisi üzerindeki Sultan Abdülmecid’e ait tugra saltanat katina geçildigini haber veren önemli bir simgedir. |
SUFERA SALONU (Resmi kabul, tören ve toplantı salonu) |
|
Osmanli Devletinin çesitli eyaletlerinden gelen devlet adamlarinin ve büyük elçilerin
padisah tarafindan kabul edildigi bölüm olan Dis Mabeyn’in orta sofasi elçi
kabullerinde de kullanilmasindan da dolayi “Süfera” Salonu olarak anilir. Süfera
kelimesi “sefir” kelimesinin çogulu olup “elçiler” anlamina gelmektedir.
Istanbul’da göreve atanan yabanci devletlerin elçileri itimatnamelerini Padisaha bu
salonda takdim ederlerdi. Bu salon, Osmanli Devleti’nin 19. yüzyilin ikinci yarisinda
yasadigi bir çok önemli diplomatik temasa taniklik etmistir. Altin islemeli zengin tavan süslemesi ve marketöri parkeleriyle bu salon geçmisteki görkemi gözler önüne sermektedir. Salonun büyük avizesi Ingiliz yapimidir. Avizenin hemen altinda görülen vazo ise Sevr markalidir. Salonun her bir kösesindeki sömineler Avrupa porselenleriyle süslenmis olup üzerlerinde kristal alinliklar bulunmaktadir. Her sömine üzerinde iki mavi-beyaz uzak dogu kökenli porselen vazo ve bunlarin aralarinda Abdülmecid tugrali Sevr markali vazo-samdanlar bulunmaktadir. Deniz tarafindaki büyük boyutlu vazo ise Yildiz Porselen fabrikasi ürünüdür. Salonun kara tarafinda bulunan 7.5 oktavlik piyano 19.yy. Ingiliz yapimi Erard markalidir. Ceviz agaci üzerine metal kakma süslemeli ve Sultan Abdülmecid tugralidir. Salonda bulunan Italyan yapimi pietre dure tablali dört sehpanin ayaklari som gümüstür. Siyah tas üstüne renkli tas kakma ile kuslar ve çiçekler ile bezeli sehpa tablalari ince bir isçiligin ürünüdür. Salon zemininde bulunan hali yaklasik 88 metrekare olup Tebriz halisidir. Misir Hidivi Abbas Hilmi Pasa’nin Sultan II. Abdülhamid’e 25. tahta çikis yildönümünde hediye ettigi söylenegelen som gümüs saatin üzerindeki rakamlar pirinçtir. Avusturya yapimi olan bu saat, Wilhelm Kirsch imzasini tasir. 4 cepheli olan saat; termometre, barometre ve takvim islevlerini de görür. |
KRİSTAL MERDİVEN (Protokol Merdiveni) |
|
Mabeyn-i Hümayunda zemin ve birinci kat arasinda baglanti saglayan protokol merdiveni
sarayin en görkemli mekanlarindandir. Çift katli, metal konstrüksiyonlu cam bir tonoz
ile örtülü olan mekan barok tasarimli ve döner hareketiyle karsilikli olarak iç ve
dis Mabeyn’in orta sofalarina çikis veren çok aydinlik bir mekandir. Merdivenlerin
basamaklari mese agacindan, korkuluklar kesme Baccara kristalinden imal edilmistir.
Küpesteler ise cilali maun agacindandir. Gün boyu yogun bir protokol geçisine sahne
olan merdivenlerin üstünde Cam tonoza asilmis olan avize yine Baccara kristalindendir. |
HÜNKAR HAMAMI |
|
Dinlenme odasi, iliklik ve sicaklik olarak birbirine geçisli üç bölüm olarak
tasarlanmis olan Hünkar Hamami’nin iliklik ve sicaklik bölümlerinin duvarlari
Misir’dan getirilmis isik geçirgen özellige sahip Alabaster mermerleri ile, taban ise
Marmara mermeri ile kaplidir. Sicaklik bölümünün tavani, hamamlarda alisik olmadigimiz
tekne tonoz biçiminde, demir çerçevelere yerlestirilen camlardan olusan demir
konstrüksiyonlu cam bir örtü ile örtülmüstür. Kurna musluklari gümüstür. Hamam
külhan sistemi ile alttan isitilmistir. Hamamin hemen yaninda bir lavabo ve tuvalet
vardir. Giris ve iliklik bölümü tavanlari, geleneksel hamam kubbelerindeki
“filgözü” açikliklara sahiptir. |
KIRMIZI ODA (ELÇİ KABUL ODASI) |
|
Yabanci devlet büyükelçilerinin ve
diger temsilcilerinin padisah tarafindan kabul edildigi bu oda bu islevinden ötürü daha
çok “diplomatik amaçli” bir kabul mekanidir. Altin yaldizli kasetli tavani, tül görünümü veren duvar dekorasyonu ve kirmizi tonundaki dösemesi ile “Kirmizi Oda” diye bilinir. XVI. Louis üslubundaki oturma gurubu, altin yaldizli tek parça kornisleri ile Osmanli Devleti’nin görkemini yansitir. Odaya adini veren kirmizi rengin hakim oldugu ve eski Osmanli saray halilarinin desen özelliklerini tasiyan Hereke halisi odanin ölçülerine göre özel olarak yapilmistir. Duvardaki tablo Ayvazovski imzalidir Kapinin iki yaninda birbirinin esi bir çift olarak yerlestirilmis sömineler odaya hakim renk olan kirmiziya uygun olarak kirmizi Çekoslovak Bohemya kristalindendir. Birinin üstünd |